3 Mart 2015 Salı

Düzülecek Kadını Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar!


Çarpık ilişkilerden keyif alanlar vardır. Bu insanları hiç yargılamadan tercihlerini saygıyla karşılıyorum. Ki bu yazıyı yazmanın yolu da saygı duymaktan geçiyor. Kimin nasıl düşündüğü veya ne dediği değil sizin doğru ya da yanlış nasıl yaşadığınız önemli. Bir şey yanlış olabilir ama o yanlışı bilerek yaşamak istiyor olabilirsiniz kimse buna müdahale edemez. Konuyu buradan bağlayıp ilişki yaşayacağınız insanları iyi seçmelisinize getireceğim.

Çarpık ilişki nedir?

Birlikte olduğunuz kadın evlidir, siz evli o bekar ya da siz evli o evli... Benim için tanım bu kadar basit. Evet bunların tamamı çarpıktır. Ama çarpık da olsa yaşamak bazen keyifli olabiliyor diyerek
buradan hemen konuya girip bu tip ilişkileri seven erkekler için bir kaç öğüdüm var :

Bir kadın eşini neden aldatır?

Bir kadın benim tespit ettiğim kadarıyla eşini 3 sebepten aldatır.
1- Eşi kadını aldatmıştır intikam almak ister.
2- Hayatına renk katmak için eğlenmek ister farklı zevkler peşindedir.
3- İlgisizlik yaşıyordur kocasını sevmiyordur ve ondan kurtulmak için ve kendisini alıp gidecek veya ilgilenecek egosunu doyuracak birileri arar.

1- Eşi kadını aldatmıştır intikam almak ister.

Bu model aldatır rahatlar sonra intikam duygusu geçince aldatmayı bırakır göt gibi ortada kalırsınız bundan kaçın. Kaçmazsanız  hadi devam edelim bir posta daha atıyım sözünü haykırmak isteyen naralarla dolmuş bir bağırla yana yana hatunu aramaya çalışmanız kaçınılmazdır. Bu noktada kendinizi telefonunu değiştirmiş aniden ortadan kaybolmuş bir kadın için bir barda içiyor olarak bulabilirsiniz.

2- Hayatına renk katmak için eğlenmek ister farklı zevkler peşindedir.

Bu model bazen eğlenir bazen aşık olur bazen bir kaç kişiyle flört halindedir hepsini idare eder. Bazen tek kişiyle uzun yıllar takılabilir duruma göre değişir ama en ideali odur. O ne istediğini bilir sizin istediğiniz de bellidir. Eğer ten uyumunuz da varsa düzenli görüşürsünüz. Ortak amacınız olduğundan fazla sorun yaşamazsınız. En iyi seçim bu tip kadındır. Bu kadın candır canandır amdır göttür memedir sekstir... pardon...  yine kafamda canlanan ereksiyonel platformun ışıklarıyla kamaşan gözlerimden penisime iletilmiş uyarılar beynime giden oksijeni kesip sözcüklerin mahiyetini değiştirdi. Neyse sonuç olarak özetleyecek olursak bu hatunu sakın bırakmayın.

3- İlgisizlik yaşıyordur kocasını sevmiyordur ve ondan kurtulmak için ve kendisini alıp gidecek veya ilgilenecek egosunu doyuracak birileri arar.

Üçüncüsü en tehlikelisidir aynı anda bir çok kişi ile flört edebilir hepsine mavi boncuk dağıtır hangisini tutturursa onla takılmaya çalışır ama hiç birini tutturamaz. Kendisiyle ilgilenen herkese gönlü kayar ya da kaymış numarası yapar. Bir gün senle bir gün onla ne istediğini bilmez zamanla psikolojisi bozulur. Bu modellerden şiddetle kaçının sizin de ruh sağlığınızı bozabilir. Bir gün seni seviyorum diyecek, ertesi gün dost olalım diyecek, öbür gün sinirlerinize bir darbe daha vurup terk edecek 3 hafta sonra tekrar karşınıza çıkacak vs vs... Hayatındaki diğer avların gidişatına göre sizi de namlunun ucuna getirip avlayacağı anı kollayacaktır. İşin kötü tarafı en kolay av peşindeki bu hatunun hayatı başarısızlıklarla doludur. Çünkü ava giden avlanır. Bu modeller çoğunlukla vajinası ve vücudunun muhtelif bir çok yerini silah olarak kullanıp sizi kendisine aşık edeceğini zanneder. Kısmen başarılı da olabilir. Bir gün sizinle ateşli ateşli seks yapıp diğer gün sizi ekmek (halk tabiriyle atlatmak) için bütün bahaneleri büyük bir ustalıkla nakış nakış zihninize sinirlerinizi zıplatacak tarzda kazıyabilir. Ama henüz hedeflediği başarıyı sağlayamadığından dengesizliklerine her gün bir yenisini eklemesi sizin onun hakkındaki gerçeği tespit etmenize olanak verir.Bu kadınları tespit ettiğiniz an irtibatı kesip yeni yolculuklara yelken açın.

Bütün bunları bir kenara bırakıp asıl uyarımı yapayım: Herkese hakettiği muameleyi yapmaktan kaçınmayın. Bu tip ilişkiler vicdan kaldırmaz çünkü olayın kendisi vicdansızlıktır bir başkasını aldatmadır sakın ola vicdanınıza yenilmeyin perişan olursunuz. Unutmayın herkes hakettiği muameleyi görmelidir. Sağlıcakla kalın.


29 Ocak 2012 Pazar

Sik Kafalılar ve Amsalaklar

Bazı davranışlar vardır insanların neden öyle davrandığını siz anlayamadığınız gibi o davranışı sergileyen engerekte aslında niye öyle davrandığını bilmez.Kendisine ait hiçbir tercihi, fikri, zevki ve tavrı olmayan/olamayan sik kafalıların, çevresel etkiyle otorite zannettiği palyançoları bilirkişi kabul edip onun sıçtığı herşeyde bir hikmet arama sevdaları olur.''Çevresel etki'' sözünün özellikle üzerinde durup bu sik kafalıların ne kadar şuursuz olduklarını açıklamadan önce neden ''sik kafalı'' veya ''yarrak kafalı'' diyoruz ona değinelim.

Sik kafalıdır çünkü penis dediğimiz şeyin kendi iradesi yoktur.Beynin aldığı uyarılar sinirler yoluyla ona iletilir ve kendisi bile neler olduğunu anlayamadan hareketlenir ve ereksiyon halini alır.Yani aptaldır her an anlamsız bir hareketlenme olabilir.Şuursuz bir başkaldırıştır.Seksi bir hatunun küçük bir kalça hareketinin beyinde uyandıracağı en masum erotizm bile onun raydan çıkmasına neden olabilir.Hayır yapma bunu, şimdi değil yarraam çekil yuvana deme fırsatı bile bulamadan şaşkın bakışların kabarmış olan bacaklarımızın arasına yönelme riskini hep taşırız.İşte o anlar ''sik kafalı'' sözüyle ne anlatılmak istendiğini keşfettiğim anlardır.Bu arada biraz önceki ''kalça hareketi'' sözünü klavyeye tuşlarken sertleşen penisimle verdiğim takdire şayan mücadeleyi de hemen belirteyim.Onu sokacak bi yer bulabilirsem yazıma daha rahat devam edebilirim.

İşte bu yüzden kendisinin bile ne yaptığını açıklayamayacağı insanlara ''sik kafalı'' sıfatının biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum.Neden ''sik kafalı'' diye adlandırdığımızı anlatırken ''çevresel etki'' diye tanımladığımız faktörü de biraz açmış olduk böylece.Bunların erkek modelleri de kadın modelleri de ülkemizde bolca mevcuttur.

Bir uyarı yapayım bu yazıyı okuduktan sonra benzer karakterleri çevrenizde görmeye tahammül edemeyeceksiniz.Çünkü siz de benim gibi onları her gördüğünüzde bedeninin üstünde kafası yerine kocaman bir yarrak tahayyül etmeye başlayacaksınız.Hatun olanlarınıza bu durum can sıkıcı gelmeyebilir.Ama bir noktadan sonra sürekli ''yarrak kafalı'' biriyle muhattab olmak zorunda kalma fikri hoş değil tabiki de.

Erkek modellerinin ''amsalak'' düzeyinde olanları var ki onları tespit ettiğinizde anında iletişimi kesmeniz lazım.Bunlar am kokusunu aldığı an bukalemun gibi karakter değişimi yaşar.Karşısındaki hatun ne söylüyorsa hak verir onaylar ve destekler.Tabi asıl amaç arkadan desteklemektir.Ama önce önden desteklemek lazım ki hatun herifi bi halt zannedip götünü dönsün.Ve ben biliyorum ki hatunun söyledikleri veya yaptıklarından herhangi birini daha destekli nedenler ortaya koyarak herhangi bir erkek sergilese adamın sikinde olmayacaktır.Çünkü onda bir am olmadığı için aynı davranışları hatunun sergilemesi ona kıyasla bu ''sik kafalı'' için daha anl(am)lıdır.

Bu söylediklerime ve bundan sonraki söyleyeceklerime şiddetle itiraz edenlerin çoğunlukta olacağına eminim. Bu tür yavşakları çevrenizde bol bol görebilirsiniz. O yavşakların itirazına Diyojen'in gündüz vakti elinde fenerle dolaşırken ne arıyorsun sorusuna verdiği ''dürüst insan arıyorum'' şeklindeki cevap ziyadesiyle anlamlı.

Kimdir bu sik kafalılar? Nasıl davranırlar? Onları nasıl tanırız? Genel özellikleri nelerdir?

Örnek diyalog. İsimler farklı kullanılmıştır.

Aysel, Ahmet, Perihan, Çağla ve Ercan. Ara sıra bir araya gelip sohbet eden insanlar. Ortak tanıdıkları Ömer hakkındaki kısa değerlendirme veya dedikodu seansı. Bu arada Ömer, o güne kadar çok fazla fark edilmemiş kendi halinde sessiz sedasız yaşayan kapalı kutu misali biridir. Aysel, Perihan ve Çağla yakın arkadaştır. Ahmet ve Ercan yakın dosttur. Çağla ve Aysel’in seviştiği birer dallama mevcut iken Perihan aylardır yalnızdır ve sakso çekecek canlı bir penise sahip değildir. Sexshop marketlerden temin ettiği takma penis, vibratör ve benzeri alet edevatla takılıyor olması muhtemeldir.



Çağla ve Ercan arasındaki birebir diyalog :

Ercan : Ömer nasıl biri? Sence Perihan ile Ömer birbirine yakışır mı?

Tercümesi - Ömer’in penisi hakkında ne düşünüyorsun? Sence Perihan Ömer’e verir mi?

Çağla : Hiç alakası yok. Bence Ömer’in Perihan ile uzaktan yakından ilgisi yok. Ömer kendi halinde biri. Yakışmazlar birbirine.

Tercümesi - Hayır Ömer 31 çekmeye devam eder.Perihan sexshoplarla idare eder.

Ercan : Niye tanımadan ön yargılı değerlendiriyosun? Yanılıyorsun bence Ömer gayet iyi biri yakından tanımanız gerekir.

Tercümesi - Yazık çocuğa. Abaza bırakmayın. Onun da ziki var.

Çağla : Olabilir bilmiyorum.

Tercümesi : Belki de iyi seks yapıyodur. Denemek lazım…

Ercan : Ömer bence sağlam kumaşa sahip.Kaliteli biri sen Ömer hakkında ne düşünüyorsun?

Aysel - Evet Ömer kaliteli bir karakterdir.

Ahmet - Bence de Ömer çevremizdeki nadir insanlardandır.

Ercan - Nerden anladınız?

Aysel - İnsan belli eder kendisini. Belli dolu birine benziyor.

Ercan - Buna nasıl karar verdin? Buna onunla vakit geçirerek mi karar verdin? Mesela az konuşması, sessiz olması insanlarla fazla diyaloğa girmemesi mi böyle düşündürüyor? Hiç sohbet ettin mi? Özgüven eksikliği yaşıyor olabilir mi?

Aysel - Şey… Evet.. evet sohbet ettim. Yani güzel esprileri var. Hissediyorsun.

Ercan - Evet iyi biri olduğunu biliyorum. Önemli olan senin buna gerçeği ne derecede görerek karar verdiğindir.Ne kadar vakit geçirdin? Mesela bana hangi davranışından veya özelliğinden bahsedebilirsin?

Aysel : -…

Ahmet -Bunu tartışmaya gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez.

Ercan : -Neye göre karar verdiğinizi hala anlamadım.Perihan?

Perihan -…

Sonuç : Perihan iki hafta sonra normalde hiç alakası yokken Ömer ile ilişki yaşamaya başlamıştır. Ömer nedenini hala anlamadığı bir ilişkiyi tereddütlü davranışlarla yürütmeye çalışırken bir süre sonra fark edilmiş olmanın verdiği yüksek özgüveni kullanmaya başlamıştır. Önemli bir not bu diyaloglardan önce Ömer ve Perihan aynı ortamda 6 ay vakit geçirmiş olup bir kez bile yan yana görülmemiştir.

Bu sonuçtan iki hafta sonra :

Ercan : Ömer ve Perihan çıkıyor mu?

Tercümesi -Perihan verecek mi? Ömer Perihan’a çakacak mı?

Çağla : Bilmiyorum. Sen nerden duydun?

Tercüme -  Benim bildiğimi anlamamış gibi yap. Söylersem yaraklara geliriz aman ha sakın çaktırma.

Ercan : Yakışıyolar mı sence?

Çağla : Evet bence çok yakışıyorlar. Ben yakıştırıyorum.

Tercüme – Ömer’in iyi seks yaptığını söylüyolar. Perihan bi deneme sürüşü (zikişi) yapacak.

Ercan : Daha önce sorduğumda hiç alakası yok demiştin.

Çağla : … Bence gayet uyumlu olurlar. Ömer de Perihan da çok tatlı sevimli birbirini bulmuşlar.

Ercan : Fikrin nasıl değişti? Ömer’le hiç oturup vakit geçirdin mi?

Çağla : Hayır… Niye ki?

Ercan : Yok bişey..



Görüldüğü üzere üzerinde önemle durduğumuz ‘’sik kafalı’’ durumuyla karşı karşıyayız. 6 aydır aynı ortamda bulunan ve alev alev yanan ama birbiriyle hiç iletişim kurmayan am ve penisten bahsediyoruz. Hatun milletinin aralarında birilerini bol bol değerlendirip not verdikleri ve dedikodu yaptıkları evrensel bir realitedir.

Bu hatunlar tamamen başka insanların referanslarıyla bilinçaltlarına kodladıkları penisi aralarında tek masturbasyonla idare eden Perihan’a uygun görmüş ve sevişmelerine cevaz vermişlerdir. Tabi önemli bir nokta bu amsalağın 6 aydır hiçbir kadınla iletişim kuramayıp ilk girişimde bulunan vajinaya balıklama atlaması dikkatlerden kaçmıştır.

Burda dikkat edilmesi gereken nokta, hatunların sevişilecek kişiye karar verirken, ‘’diğerleri’’ onun hakkında ne düşünüyor? sorusunun cevabına göre hareket etmeleridir. Başkalarından duydukları birkaç cümle ve takdirle bile reytingini arttırabildiğimiz amsalağa kendileri hiç tanıma gereği bile duymadan sakso çekmeyi düşünebilecek sığlığa sahip olmaları onların ‘’sik kafalı’’ olmasına önemli bir delil teşkil eder.

Benzer diyaloglar birkaç kez tekrarlanmıştır. Ve görmek istediğim şey bu sik kafalıların herhangi birinin reklamı yapıldığında nasıl davranacaklarıydı. Perihan’ın çoğunluğun takdir ettiği biriyle ilgilenmeye başlaması bir yana o çoğunluğun bir kişinin (benim) çabalarıyla Ömer’in sevişilecek biri olduğuna karar vermesi ayrı bir amcıklamadır. Aysel ve Çağla’yı oportünist yaklaşımları - duruma göre faydanın yönü doğrultusunda karakter analizinde bulunmaları, bu analizi yaparken tamamen başkalarının bakış açısına göre karar vermeleri- nedeniyle ‘’sik kafalı ‘’, Perihan’ı çevresindeki başkalarının fikirleriyle karar veren Aysel ve Çağla gibi palyançoların etkisinde kalarak karar vermesi -adamın reklam reytingleri yükseldiği anda tercih etmesi - sebebiyle ‘’duble sik kafalı’’ olarak tanımlayabiliriz.

Tabi asıl eleştirilmesi gereken hususlara gelirsek; Birincisi 6 aydır önünde gül gibi duran penisle neden ilgilenmiyorsun? İkincisi ilgilenmeye başlaman için mutlaka birilerinin yani ‘’diğer çoğunluğun’’ onu takdir etmesi mi gerekiyor? Üçüncüsü ilk önce alakasız biri olduğu düşünülürken ‘’diğer çoğunluğun’’ olumlu referansı sonrasında hiç vakit bile geçirmemişken onun gerçekten sakso çekmeye uygun bir yarak olacağına karar verecek zihniyeti sikiyim. Şuna eminim biz ufak defek balans ayarları çekmeden adamı kendileri tanımak isteseler de bu yönde karar vereceklerdi. Evet adam doğru adam ama keşke bunu kendileri keşfedebilselerdi.

Son olarak bu amcıklararası penis kafesleme dayanışmasını da sikiyim.

Bunların amsalaklarını yani erkek modellerini anlatmaya kalkarsam sabah olurve  ben yoruldum. Unutmazsam bi ara onu da yazarım. Bu arada evet imla kurallarına uymayanlara ben de ayar oluyorum .Hızlı ve dikkatsiz yazıyorum ve kontrol edersem yazı bitmez o yüzden idare edin. Etmezseniz de sikimde değil.

31 Ağustos 2011 Çarşamba

I Want To Play A Game

      

      Öncelikle şunu belirtelim bu yazı tarafımdan yazılmış ilk küfürsüz blog yazısı olarak tarihe geçecektir.Bu yazıyı ciddiye almama hakkınız var.Almanızı tavsiye ederim.Almaktan kasıt sevişme esnasındaki genital bölgelere nufuz etme şeklinde gerçekleşen içine almak değildir.Fesatlığın luzumu yok.
      Blogumda bahsettiğim ''düzenin kadınları'' ile ilgili yazdığım yazıları abartılı bulanlar olmasına rağmen her gün bir yenisini tecrübe edip haklı çıktığımı görmek beni şaşırtmadı ama insanların ve özellikle gençlerin bu küçük ayrıntılardan haberi olması gerektiğini düşündürdü.

      Şimdi size benim için kullanılan yöntem ve ulaşılan sonuç açısından bilimsel değeri olan belli bir plan çerçevesinde denenmiş ve sonuçlandırılmış bir olaydaki ''düzenin kadını'' ndan bahsedeceğim.

      Henüz yeni yaşadığım ve gençliğe faydası olacağını düşündüğüm bu ayrıntıyı bloguma not düşmek sikimin borcu olmuştur.Pardon küfür yok ama bu küfür değil bir beyazatlı penis realitesidir.Görmezden gelin.

      Olay twitter da yaşanmış olup reel şartlara dayanmadığından net sonuç vermesede sanaldaki insanların dışardaki insanlar olduğunu düşündüğümüzde bizim için örneklem teşkil etmektedir.Ve bu olay profilin birinden aldığım mention sonrası sağanak sağanak zihnime yağan merak yağmurlarıyla birlikte farklı olduğunu ''zannettiğim'' bir hatunun profiline estirdiğim analiz rüzgarları sonrası cereyan etmeye başladı.Buradaki ''cereyan'' sözcüğünü cinsel birleşme esnasında (bakın cinsel birleşme diyorum argü küfür yok) nabzın yükselmesiyle vucutta meydana gelen süperötesi şey yani ''orgazm'' ile karıştırmayın.Bildiğiniz ''cereyan etmek''.

      Başka bir deyişle, diğerlerinden almadığım samimi tepkileri aldığımda beni şaşırtan bu hatundan süzüldüğünü düşündüğüm bilmem kaç feetten inip toprağa düşüp -suyun dönüşümünü sağlayıp hayatın devamını sağlayaak bilgeliğe sahip yerküre çatlaklarından- derinlere sızan damlacıklarının, birikerek zengin mineralleri bünyesinde barındıran bir artezyen kuyusu oluşturduğunu ''zannetmem'' dolayısıyla bloglarımda üstüne basa basa sözünü ettiğim küçük yavşa-kaç-kovala oyunlardan birini oynayıp test etme girişimim böylece başlamış oldu.Girişimden kastımız her zamanki ''giriş'' değil beyler.Bu giriş masum bir ifade ama biraz daha yazarsam ''girmek'' ve benzeri mastarlar afrodizyak etkisi yapacak libidolarımı yükseltecek.En iyisi bu konuyu hemen kapatalım.Banyoya ''kapatmak'' tan bahsetmiyorum uleyynn..ahaha

      Sahip olduğu öznitelikler her ne olursa olsun hatun milletinin birbiriyle giriştiği aptal ve amansız rekabetin ortaya çıkarabileceği yüksek tahrip gücünü ve etkisini bildiğimden en yakın arkadaşlarına yaptığım ve onun bunları kesinlikle göreceğini ve konuşacaklarını düşündüğüm ve haklı çıktığım küçük ama psikolojik etkisi yüksek dirsek temaslarıyla suyun yönünü benden tarafa akıtacak derin yataklar oluşturmaya başlayıp ve suyun geçeceği yollara küçük tohumlar atıp hatunun kafasında filizlenecek merak fidanlarının yeşermesini beklemeye koyulduğumda hatun herşeyin doğal geliştiğini zannetmekteydi.Bu arada hemen not düşelim ''akıtacak'' , ''yatak'' vb tarz tabirlerimin hiç bir cinsel eylemle alakası olmayıp birincil manasında kullanılmıştır.Gerekirse oda olur.Yaptım olacak!.Pardon yapınca olacak!Neyse daha fazla yatak vs diyip erekte olup soluğu banyoda almadan konunun özüne dönelim...

      Kısa sürede yapmış olduğum çalışmalar meyvesini vermiş, hatunun zihninde filizlenen fidanlar çiçek açmaya başlamış ve şu hep sözünü ettiğimiz ''taktik'' hamleler hormonlu meyveler vermeye namzet bazı tomurcukların yeşermesini sağlamıştı.Hormonlu diyorum çünkü ''taktik'' hamleyle gelişen her iletişim hormonludur ve zararlıdır.Hiç bir şeyin doğal olmadığı iletişim sürecinde yapmış olduğum bazı taktik ''redler'' ve''iğnelemeler'' her zaman söylediğimiz gibi işe yaramış reddedilmişlik psikolojisinin getirdiği amansız saplantı hatunu bana her seferinde dahada yaklaştırmış, yapmış olduğum etkileyici retorik sanatlarıyla pekiştirilip pişirilip (her ne kadar kendisi bunu inkar edecek olsa da) mercimek tarafımdan fırına verilmiştir.

      Tabi bu arada hatun gerçekten ilgimi çekmiş sonucunu merakla beklediğim oyunu sonlandırmak için acele etmem gerektiğinin farkına varıp her şeyi bilinçli yaptığımı açıkladığımda inanmayıp üstelik buna direnip herşeyin doğal olduğuna kendisini inandırmaya çalışmıştı.Ve hemen bir taktik hamle yaparak kaç-kovala taktiğine müracaat etmesi beni büyük hayal kırıklığına uğratmıştı. İşte bu noktada ilk paragrafta yazmış olduğum ''zannetmek'' sözcüğünün olay mahallinde peydahladığı o olaya ait derin manasına vakıf olup yanıldığımı düşündüm.

      Özetle hatun kaç-kovala taktiğini bi güzel yemiş, üstelik bunu ona anlattığımda aynı şekilde kaç-kovala taktiğine cüret etmeye kalkmış samimi uyarılarıma rağmen bu tavra ısrarla devam etmiş beni büyük hayal kırıklığına uğratmıştır.Bu davranışı tolere edip oyuna devam edebilir miydik? Edebilirdik... Peki o sözünü ettiğimiz ''dallamalar'' dan farkımız olurmuydu ?Aksini düşünenin psikolojisini sikertirim. (Bunuda görmezden gelin) Sen cevapla bunu.

      ''Taktik'' hamleleri devam ettirzsydim ve hiçbirşeyi açıklamayıp gerçeği söylemediğimde hatunun tıpış tıpış bana geleceğini bilmeme rağmen bunu yapmamış diğer ''düzenin kadınlarından'' farklı olup olmadığını görmek açısından yaptığım deneme malesef olumsuz sonuçlanmış ve beni yanıltmıştır.

       Ara not geçersek, bu küçük oyunların etkisinde kalmayacak kendisi ne istediğini rahatlıkla ortaya koyabilecek cesur hatun görürsem penisimi keseceğim.Yani olmayacağına o kadar eminim.

      Buradan gençliğe çıkacak derse gelince... Gençler hayatınıza birilerini sokmak istediğinizde iletişime yapay oyunlar dahil ediliyorsa ve bu bilinçli bir şekilde tercih ediliyorsa o hatunlardan mümkün olduğunca uzak durun ki başınız ağrımasın.Bu tarz hatunlar ''düzen'' in kadınlarına prototip oluşturmaktadır.Populer kültür ürünü olup zamanla düzenin birer ögesi olacak ve yaş kemale erdiğinde girdiği her taktik mücadeleyi kaybetmiş ve düzülmüş, kocamı arıyorum sendromuna yakalanmış bir ''düzenin kadını'' formunu alacaktır.

      Bunu nereden çıkarıyorum? Oyunu devam ettirdiğimde ortaya çıkacak sonuçları burda anlatmamıza gerek yoktur.Oyunu devam ettirmememdeki en büyük etken hatunun diğerlerinden farklı olduğunu düşünüp bunu anlayabileceğini ve herhangi bir taktik mücadeleye girmeyeceğini ''zannetmiş'' olmamdı.Hatun ona uyguladığım  kaç kovala taktiğindeki basit denklemi çözemediğinde 1-0 yenik düşmüş fakat kendisi aynı yola müracaat edince (ki hiç beklemediğim halde) bunu yapmış ve maç 2-0 sonuçlanıp bende tarihi bir şahsiyet olarak yerini almıştır.Elbette bu oyunu sonuna kadar oynayacak dallamalar olacak ve meseleyi sonuca bağlayacaktır.. O yüzden diyoruz ki hatun klasik bir ''düzenin kadını'' adayıdır.İşte bu ''düzme'' nin sanatsal yönüdür..Senaryodur, roldür oyundur bazen ama hep aynı perdede oynanmış aynı oyundur.

       Ve ben atıma binip yeni bir yolculuğa çıkmak üzere şimdilik burdan ayrılıyorum.Kalın sağlıcakla...



28 Ağustos 2011 Pazar

Dallamalar,Panpişler ve Bakireler...

       Uzun süredir dikkatimi çeken ama üzerinde durmadığım ve şimdi aklıma gelince Türk gençliğine bir nebze katkı olması babından bir kaç satır karalamam gerektiğini düşündüğüm fikirler silsilesi var.
       Bu yazı muhteviyat itibarıyla 25 yaş altını ilgilendirsede 30 yaşa kadar yolu olduğuda görülmüştür.İstanbul gibi binbir türlü insanın seviştiği pardon yaşadığı bir şehire, babamın işi icabı sürekli şehir değiştire değiştire gelip meşaleyi diktikten ve bu şehirde de 16 yıl yaşadıkan sonra öğrenip tecrübe ettiğim  taaa amına koyulması gereken şeyler olarak zihnimin seksi bölgelerini sikmeye kalkan bazı davranış kalıpları var.Tabi ben gerekli mantıksal tepkileri verip karşı atakla o davranış kalıplarının zihnime tecavüz girişimlerini, ani bir hareketle ters çevirip domaltıp hunharca sikerek devre dışı bırakabiliyorum.Ama Türk gençliğinin büyük çoğunluğunun bunu yapamadığını da biliyorum.O yüzden gözlerini dört açıp bu yazıyı okumalarında fayda var.
       Herşey hatun milletinin suyu akmaya başladıyıp anne benim bacaklarımın arasından kan geldi bazende su akıyor tarzında bir panik halinden sonra gerçeği öğrenip bir vajinası olduğunu farkedip ona uygun bir penis aramasıyla başlar.İstisnaları bir kenara bırakırsak büyük çoğunluğu güdük beyinli olduğundan bu arayışları esnasında klasik bilindik hatalar yapar ve bu hatalardan biz erkekleri sorumlu tutarlar.
       Slogan belli ''sızıntı başladı bize penis lazım''.Şimdi o öyle değil ''bize aşk lazım'' diyenler olacak...Ki diyenler şeklinde azınlıkmış gibi kategorize etmek  az kalır tam tabiri ifade edelim ''hepsi''  öyle diyecektir.Hepinizin beyninde yükselen itirazları koordine etmekle görevli hücrelerin amına koyacam birazdan okuyun yazıyı.
       Neymiş ''aşk'' lazımmış penis değilmiş.Hatun gider nerde piç,serseri var peşine düşer.Nerde çakal var hayatına sokar.Ama bunlar modern serseridir. Serseri olduklarını anlayamazsınız.(Bizim ergenliğimizde elde tesbihle dolaşıp sokakta adam dövmek serserilikti biz biraz daha delikanlı serserilerdik kozları açık oynardık)Bu modern serseriler gayet nazik, medeni, popüler kültürü özümsemiş, bilgisayarı teknolojiyi götüne sokmuş, iphonu ağzına almış, bol espri sıçan, herşeyi yavşaklığa vuran, sorsan ''yatağa atmak'' deyiminden haberi bile olmayan! ama saman altından su yürüten, güya tek amacı eğlenmek olan velhasıl ''trendi yakalamış'' tiplerdir.O yüzden bu modeller hatunlar için gayet sempatik ve verilesi onların deyimiyle aşık olunası tehlikesiz! güvenilir! eğlenceli! modellerdir.He bide hepsi yabancı müzik dinleyen hit parça,sinema zartı zurtu kaçırmayan, twitterda Hilal Cebeci ile panpiş gecelerine katılan,çeşitli rock gecelerinden en az bir ikisinde sex yapmış kültürlü! çocuklardır.Haa bu ibneler biraz yakışıklıdır,kaslı maslı olanı boylu poslu olan çeşit çeşit.Yakışıklı olmaları zaten istediği kadar dallama olsun yinede tercih sebebidir.Hatunların yanında ben müziği seviyorum o yüzden gidiyorum, sinemayı seviyorum o yüzden izliyorum vb tarzında masum  replikler verirken hatun ortadan kaybolunca  erkek ortamında ''lan yarram yarın ki rock gecesine gelmezsen sikerim seni, ortam hatun manyağı cirlop gibi götler bıngıl bıngıl memeler ehehe''  tarzı embesil embesil tepkiler verdiklerini hepimiz biliyoruz değil mi çocuklar? Hani şu son zamanlarda moda olan bi söz varya panpiş...Öyle uyuzdur ki... Sözcüğü etimolojik tahlile soksak üstüne düşünsek sözcüğün kafamda uyandırdığı insan modeli yarattığı etki az önce tarif ettiğim modelleri hissettiriyor bana nedenini çözemedim.Sanki bu modele cukk diye tam oturmuş bir sözdür.Panpişşş işşş yumoşş yumoşş iyi giderdi.Ama bu sözcük trend olduğundan ve trend olan herşeyin mantıklı hiçbir nedene dayanmadan ortaya çıktığını bildiğimden ve bi noktadan sonra çıkar amaçlı kullanılan ekonomik ögelere dönüştüğünden bu sözcüğü kullanmayıp ben yine kendime has bi tabirle onları ''dallama'' diye adlandıracağım.Bunların hatun modelinede kerhen panpiş diyelim. Eee modeli belirledik mi...Hadi bulalım bi tane diyip amı götü açıp sokağa atarlar kendilerini.Ne lazımmış aşk lazımmış.Tabi ergenlik dönemindekilerden  bahsediyoruz.Bazılarının ergenliği 25 yaşına kadar sürüyor.
       Hatun bu dallamalardan birini elbet bulup hayatına ve çeşitli yerlerine hemde vazelin kullanmadan bağıra bağıra sokmuştur.Nasıl bulmuştur ne zaman sokmuştur acımış mıdır şeklindeki geyiklere girmeden buraları hızlı geçiyoruz.Burdaki önemli nokta hatunun belirlediği, aslında belirleyemediği başkaları taranfından belirlenmiş olan modelleri kendi özgün süzgecinden geçirmeden olduğu gibi alıp götü kaptırmış olmasıdır.Gönlümü kaptırdım dediklerine bakmayın aslında götü kaptırmışlardır.Elemana bi kere verdiyse saplandığı girdap ona aşık olduğu hissini verip günden güne bu fikre kendini iyiden iyiye inandırmasıyla ortaya aşık olduğunu zanneden bir idiyot çıkar.Karşısında bir  rock konserine gitmiş olmanın bile hatuların ona vermesini sağladığını anlayan adam vardır artık...Hal böyle olunca aynı deliğe girip çıkmak fikri artık adama pek cazip gelmeyecektir.
      İlk iş bir an önce bu düzülüp bıkılan hatundan  kurtulmak yeni bıngıl bıngıl memelere, esmer sarışın kumral her türlü farklı deliklere yelken açmak gerekir.Ha bide dallama seçicidir abisi, mesela sorsan esmer seviyodur.Seçici olmak bir etikettir. Dallama bunun böyle olduğunu zanneden hatunlara bu etiketi iyi yutturur.Ertesi gün bi bakarsın ''düşürmek'' dediğimiz fiili aforizmanın etkisiyle düşürdüğü ilk sarışınla flört etmeye başlamıştır.Seçiciydi ama gönül işte...
       Şimdi gelelim bizim düzülüp büzülüp buruşturulup bir kenara atılmak istenen kızımıza.Yaş 16-18 arasındayken başlamıştır vermeye.1-2 yıl verdikten sonra  adamın kıçına attığı tekme onu 1 yıl daha öteler olur yaş 20.Adam bunun üstüne üç tanesini üst üste koymuş iyi bir düzmüş ve çükünü elinde dördüncüyü düzmenin peşinde gezerken bu hatun hala onu seviyorum çook seviyorum uleyyynn diyip bi taraftan eli amında kaderine ağlıyodur içip içip...Adam dönmez ama döndüyse emin olun başka vajinal kaynak bulamamıştır ondan dönmüştür.Sizin kara kaşınıza kara gözünüze değil.Var mı bunu yaşamayan?Hiç sanmıyorum, ortaya birde bekaret sorunu çıktı mı? Hadi bakalım ayıkla pirincin taşını.Tabi ki yine istisnalar kaideyi bozmaz.Kaideyi bozmayan istisnaların bakire olduğunu zannetmeyin patlıcan ,havuç,salata,vibratör, takma penis ve benzeri alet edevatla o kutsal bakireler  birbirine gerekeni yapıyolar.
       Şimdi biz bunların yaşandığına kızmıyoruz.Olabilir normaldir insanlar sever sevilir aşık olur sevişir sikişir sokuşur vs.Bunların hepsi normaldir.Bizim itirazımız hatunun bile bile lades diyip sonra bütün suçu genelleyip erkeklerin üzerine atmasınadır. Ve işin bok tarafı ikinci bir aşk serüvenine yine aynı modelin az daha gelişmişiyile 20 yaş üstü modeliyle başlamasıdır.Ve dahası;Burda seçilmiş  az önce tarif ettiğimiz dallamalr, erkeklerin çok tutsa % 20 lik kısmını kapsar. Geri kalan % 80 in bir kısmı sevişir evlenir bir kısmının o taraklarda hiç bezi olmaz bir kısmıda bi tane tutturdu tutturdu tutturamadı yıllarca abaza gezer. Yine işin bok tarafı erkeklerin % 20 sini anca bulur dediğimiz dallamalara hatunların % 80 inin vermesidir.Bi tarafta 1 erkeğe 4 hatun düşerken diğer tarafta 4 erkeğe 1 hatun düşer.
       Hal böyle iken gençliğini dallamalara bol bol sakso çekmekle geçiren hatunların yaş kemale erince evlenmek dediğimiz Türkiye gerçeği götlerine batmaya başlar.Yaptıkları en büyük hata bahsettiğimiz % 80 lik dilimin içinde kalanlardan iyi aile çocuklarını iş güç sahibi olanları kapaklama hevesine girişmektir... O bahsettiğimiz  iyi aile çocukları varya, onlar yıllar yılı elini ssikmiş olmanın verdiği kızgınlığı  geçmişin intikamını sazı eline alınca böylelerini kucaklarına oturtarak alırlar.Ve sapına kadar haklıdırlar.Bence sapı olan herkes haklıdır.Sakla sapını verirler zamanı gelince... Ve bu hatunların iyi aile çocuklarıyla ilgili her girişimde geçmişleri onların ayağına ayak bağı oluverir.Her seferinde de göt olduktan sonra ''erkek milleti!'' şeklinde ötekileştirdikleri bir düşman cephesi vardır ve ona veryansın etmeye başlarlar.Tabi geyikler bellidir...Neymiş efendim ruhun bakire kalsın zar dediğin nedir.Neymiş efendim namus zarla ölçülmezmiş.Hee canım oldu adam abazalıktan kıvrana kıvrana senin peşindeyken sen seçen taraf olmanın rahatlığıyla onun  bunun panpişinin altına yat ondan sonra gel o adama de ki zar nedir yahu altı üstü et parçası ben bilmem kaç kişiye verdim ama olsun hadi gel yinede evlenelim.Yer mi anaolu çocuğu? Yiyen dangalaklarda çok olur tabi... Serseriye  çakala çukala yavşağa aşık olur altına yatar sakso çeker anal yapıp grup takılır sonra gelip iyi aile çocuğuna kendisini itelemeye çalışır.Bu dallama modelinin dışında kalan hemcinslerimde garibim vaktiyle bi tane dişinin peşinde koşturmuş durmuştur.
       He bu arada ne diyolardı yahu!''Bize aşk lazım''... Görüyoruz size aşk mı lazım penis mi... Aşık olmak  bütün vajinal mal varlığının telif hakkını dallamalara süresiz bağışlamaksa sikerim öyle aşkın ızdırabını.
       Gençler bu model hatunlar işi öğrendikten sonra güzel rol yapar size kendilerini yutturmaya çalışırlar.Aman ha zikin sadece zikin daha fazlasına bulaşmayın evlenir mevlenirsiniz maazallah.Bu yazıyı okurken niye evlenmeyecek  ki, bu bir tabudur yıkılmalıdır,  evlilik onların da hakkı değil mi diye itiraz eden bir çift göz var ona bir iki cümleyle iki posta attıracağım şimdi.Herşey sizin istediğiniz gibi olmaz hanımefendi.Birşeylerin rahatlığını yaşarken bazı şeylerin zorluğunuda yaşamak zorundasınız.Herşeyin bir bedeli olur.Bu satırları yazan ben...Bakire olmadığını bildiğim ama yinede bunu sorun etmeyip sevdiğim için evlenebileceğim birinin beni aptal yerine koyup kandırmaya, kendisini bakire diye yutturmaya kalkmasıyla bekaretine değil sahtekarlığına takılıp 2.5 yıllık ilişkiyi bitirmiş adamım.Profesyonel bir oyun oynamaya kalkıştı eminim yemeyen çok az olurdu ve ben o azınlığa dahil biri olarak yemedim...Amına kodumun karısı.Moralim bozuldu lan gidip bi masturbasyon mu yapsam?
       İşte! Ey türk gençliği!Özellikle tarif ettiğimiz dallama modelinin dışında kalan hakiki türk gençliği! Bu model hatunlar dürüst olmayıp sizi aptal yerine koyup  ayak yapmaya kalkıştığında siz onlardan önce işe kalkışıp ve bacaklarınızın arasındaki hazinenizi kaldırıp onlara ayakta zikmek öyle olmaz böyle olur şeklinde küçük partilerle kontradan golu yemenin  tarifsiz tadını öğretmelisiniz.Caizdir mübahtır ve herhangi bir beis yoktur.Vaktiyle onlar  sizi dallama  olmaya zorlamalarına rağmen tüm iradenizi ve enerjinizi bu vajinal dinamiklerin sizi zorladığı şey olmamaya harcadınız.Şimdi onların dallamalar tarafından düzüldükten sonra sizin avcunuza düştüğü dönemdesiniz.Onlar ''düzenin'' bile bile lades diyen kadınlarıdır.Sizde gönül rahatlığıyla düzebilirsiniz.Sakın affetmeyin, mümkün olduğu kadar bol zikin.Ve evlenirken  hakikaten bakire veya en azından daha anlaşılır ve kaçınılmaz sebeplerle  vermiş ama yine anlaşılabilir veya kaçınılmaz sebeplerle ayrılmış olanları arayın ki(görüldüğü üzere o kadara cımasız değilim toleranslı olanlar var) ota boka her türlü panpiş modeline verenle, bilinçli seçim yapıp her önüne gelene vermeyen arasındaki değer farkı ortaya çıksın.
       Bekaretin sadece bir zardan ibaret olmadığını da biliyoruz.Gençler vucudundaki bütün deliklere sokturup sadece vajinayı es geçenler ortalıkta yığınla.Onları hissedersiniz.Onlar açık açık her önüne gelene bekaret teslim edenlerden daha tehlikelidir.Resmen aldatmaya aptal yerine koymaya teşebbüs...Hatunun burun deliğine bile penis girmiştir ama vajina mis gibi duruyo.Bakireyim diyede utanmadan ortalıkta gezer.Diktirenler de cabası.Biz o bekareti aramıyoruz kendine saygıyı arıyoruz.Senle sevişmek bize zaten cazip gelmez.Biz fiziksel bekaretten değil zihinsel ishalden bahsediyoruz.Hepinizin beyni iletişim teknolojisiyle beraber dijital ortamlara ötürebilir vaziyette ishal olmuş şarıl şarıl sıçmaktadır.
       Buralara nerden geldik meselesine gelince.....Ben tercih edildim ulan.Yarrak kafalının birine sırf dallama modeli olduğu için tercih edilmiştim.Tercih eden orospular, gerçeği farkettiğinde iş işten geçmiş, düzülmüş, ağzına verilmiş bekareti elinden alınmış, götüne bilmem kaç cm lik çentik atılmış bir şekilde karşıma dikildi.Hiç düşünmeden siktiri bastım şerefsizim.Herkesin yaptığı şeyleri yapmak yerine sırf populer kültür ürünüdür diye  inadına yapmamak gibi bireysel protestolarım oldu benim... Bir sinema filmini hiç merak etmediysem sırf dostlar alışverişte görsün diye izlemişliğim yoktur...İlgimi çekmemiş  müzik türünü, gençliğe kendimi yamamak için dinlemişliğim yada merak etmişliğime kimse şahit olmadı.Ben kendim seversem yaparım.Milenyum zillilerine ve piçlerine popüler kültürün ve dijital dünyanın dayattığı şeyleri ben sadece gerçekten beğenirsem tercih ederim.Mesela çoğunluk onu beğeniyor diye giydiğim bir kıyafet, marka, model yoktur.Cebimdeki tlefonun fyatı 50  liradır.O kadar apaçiyim yani öyleyim.Daha iyisini alabilir miyim? Hemde en alasını...İşte bu yüzden başkalarına tercih edildiğim oldu.Ammaaa çevremdekilerin evlenilecek erkek diye tarif ettikleri adamlardanım.Bakmayın penis menis yazdığıma.Haa sor bana sor.Eevlenir miyim? Baş parmağımı işaret ve orta parmağımın arasına sokarak bileğimin altını tükürükleyip diğer elimle şaplatarak : Naaahh evlenirim.Şimdi karşıma çıkan hatunları zikmekten başka düşüncem varsa şerefsizim.Karşıma çıkan diğerlerinden farklı hem akıllı hem önüne ilk gelene vermemiş kızlar olmuyor mu? Oluyor.Tabiki ben kendime yakışanı yapıp zikmiyorum.Allah versin diyip postalıyorum.Bizim işimiz yolun yolcusu olmuş ve bundan rahatsız olmayanlarlardır.
       He bu arada.Tekrar hatırlatıyorum.Aklını iyi kulanıp her önüne gelene değil akıllı seçim yapıp verenler var...Onlar büyük ihtimalle elde olmayan sebeplerden tamamen kaderin bir cilvesi olarak ayrılmış ve gerçekten birbirine herşeyini hakederek vermişlerdir.Sikişin hakedişi olur mu demeyin olur..Mesela bana veren herkes haklıdır ahaha.Onları istisna tutabilirsiniz... Haaa neydi? Size aşk mı lazımdı?O vaktiyle bizede lazımdı.. Şimdi  hassiktir...
      Sözün kısası sikişmenin bile bir raconu vardır.Herkese hakettiği muameleyi yapın ki gerçekten değerli olan insanların farkı olsun.
       Ey okuyucu!Böyle düşünmemin kendime göre haklı nedenleri var.Benim gördüklerimi görmedin duymadın yada farketmedin.İstersen içini rahatlatalım..Evet ben at gözlüklü, dar ufuklu, dar kafalı, saplantılı tutucu biriyim... Ama çok küfürbaz ahlaksız ve sapığımdır da... Yerseniz.. Okey?
       Hadi şimdi kalın sağlıcakla...

17 Nisan 2011 Pazar

Böyle Kadınlara Ne Girse Yeridir

     Türk hatunlarına gökten şöyle bir ayet inmiş olmalı.''Ey kadınlar! Bir erkekle tanışacaksanız önce bir hafta bakışın, sonra bir hafta tanışmak için gelmesini bekleyin, ve o size geldiğinde hemen kabul etmeyin naz yapın! Telefonunuzu ilk isteyişte vermeyin! Şayet internet ortamında tanıştıysanız msn i bilmemkaçıncı isteyişte verin!Sakın ola resim göstermeyin! Tanıştıktan sonra onu severseniz koynuna hemen girmeyin, Koynuna girme süresi en az  bir ay olsun.Bunları yaparsanız sizi müspet saliha kadınlar zannederler ve turnayı gözünden vurursunuz!''      Vallahi abi böyle.Bunu bir ayet gibi kabul edip uyguluyolar.Doğru yani ortalama zekaya sahip erkekler için bunlar doğru taktikler.Ama bana nah söker.
     Bu hatun milletinin acele etmeyelim yavaş yavaş tanışalım yani ''kendimi ağırdan satayım'' mantığıyla telefonu ilk isteyişte vermemek ilk buluşma teklifini redetmek öpüşmeyi mümkün olabildiğince uzun süre sonraya bırakmak gibi ''dangalakça'' takıntıları var. Dangalakça çünkü bunun bilinç altlarında yatan birazdan açıklayacağım komik nedenleri var.Bunlar tahmin değil bizzat kendi ağızlarından duyduğum saçmalıklardır.Hatta  bana göre bunu söylediklerinde karşımda soyunsalar bile bütün çekiciliklerini kaybediyolar.Yani o an onları yatakta ıslak bir şekilde bırakıp giderim o kadar diyorum...
     Nedir bu takıntılar?Bir süredir hoşlandığı ve merak ettiği bir erkekle olan ilişkisini geceleri bana anlatan bayan arkadaşımın bana aylardır anlattıklarından takip ettiğim kadarıyla kadınların anormal bir düşünce tarzları var:) Tabi bana güveniyor ve bunu burda yazdığımı görse katiyen anlatmaz o ayrı.Burda beni kimse tanımıyor onuda tanımadığına göre sorun yok:)Bazen akşamları ona yakalanmamak için çevrimiçi olmuyorum ama yakınende sevdiğim bir arkadaşım.Bildiğiniz kafamı sikiyor..
      Gelelim fasulyenin faydalarına...Şöyle konuya kafalama dalarsak hatun diyor ki tanışma teklif etti ve biraz kararsız davrandım, bunun nedenini sorduğumda aldığım cevap : ''İlk seferde kabul edersem beni basit biri zanneder''. Ee yani? Biraz zor elde etsin değerimi bilsin falan... Bu, naz yapıyorum ve onu daha sağlam elde etmek için yapıyorum anlamına geliyor.Dedim senin ben beynini sikiyim.Tabi ki içimden... Niye mi? Ulan seni zaten bu kadar basit bir hareketle değerli zannedecek birine bu tür taktik hamlelerle tanışmaya çalışman bile vakit kaybıdır kafanda bazı tahtaların eksik olduğunu gösterir. Adamın ufku bu kadar darsa sen ona naz yapsan ne olur yapmasan ne olur.Sen öyle bir denyo ile taktik hamle yaparak tanışsan ne olur tanışmasan ne olur? Hem işi zorlaştırdığında ortaya çıkan emeğin bir karşılığı olur ve iş olup bitince adamdaki denyoluğu farkettikten sonra o emeğin karşılığı olarak onu ortada bırakmaman gerekir.Değil mi? Şimdi ayıkla pirincin taşını.Peki şöyle yapsan nasıl olurdu?
      Diyelim ki adam tanışmak istedi ve zorluk çıkarmadan kabul ettin.İşte mesele asıl bundan sonra başlar.Eleman senin bu hareketinle değersiz olduğunu zannettiyse yani bu kadar önyargılı ve dar bir ufku varsa o an ve bunu hissettiysen koyarsın tekmeyi olur biter.Böylece bir hamlede adamın çapını ölçmüş olursun.Bu davranış daha çapını bile ölçemediğin adama naz yapıp kendini zor elde ettirerek oynadığın kumardan daha sağlam bir davranıştır.Evet kadınların bu hareketleriyle onları önemsiz zannedip vermesi gerekenden daha az değer veren erkekler yok mu? Var.. Hemde yığınla... Hemde %80 i böyle.Ama sen zaten bunları elemek istemiyor musun? O geriye kalan % 20'lik dilimin peşinde değil misin? Yani en azından bunu iddia ediyorsun.
      Tabi hatun benden taktik almak istediği için bunları bana anlatıyor.Bende o bahsettiği adamı anlattığı kadarıyla anladığım şudur adam sığırın teki ona göre taktik veriyorum :) Adam bildiğin oynuyor rol yapıyor.Sallama sike sike sana gelecek diyorum falan... Aptalca olduğunu bildiğim halde ve üstelik bu yazıyı bu davranışı eleştirmek için yazdığım halde içimden küfrede ede ona stratejik nazlar yap diyorum.Çünkü adamın çapı bu kadar.
      Gel zaman git zaman adam bu hatunun peşine takılır.Israrla üstüne gider.Hatun şimdi kabul et dediğim anda nihayet kabul eder.Ve geliriz ilk buluşmaya.Tabi bundan önce bi telefon verme macerası var evlere şenlik amına koyim.Gelelim şu buluşmaya...Diyorum ki ne yapacaksın? Bi not düşeyim bunları onunla gerçekten konuşuyoruz.Adama yazık lan mal yerine koyuyoruz resmen :) Neyse.. Ee ne yapacaksın? Biraz kendimi ağırdan satacağım.Nasıl yani? :S İşte öyle hemen gözüne sık bakmıycam elimi tutmak isterse tutturmayacağım görüşmeyi kısa tutacağım zart zurt..Dedim vay amına koyim...Bunuda yüzüne demedim tabi içimden...Ama şunu dedim kızım sen o üniversiteyi bitiren sen misin? Şu an ben senin klonunla mı konuşuyorum? :)
     Ne yani sen şimdi gözüne bakmadın elini tutmadın diye mi devam edecek adam seninle?Sen adamın gözüne 1 hafta sonra baksan ne olur hemen yarın baksan ne olur adamdan zaten hoşlanıyorsun elini tutma eylemini iki hafta geciktirsen ne olur ki?İçinden gelmiyor mu elini tutmak veya en başa dönelim telefon vermek? Gelmiyorsa niye yapıyorsun bunları? Niye? Cevap : taktik gereği.. Ne olur biliyor musun hemen yarın elini tutarsın kaynaşmayı hızlandırırsın ve adam hakkındaki gerçeği daha çabuk öğrenirsin.Bunu sırf kendini ağırdan satmak için erteler atıyorum iki hafta sonraya bırakırsan bazıları 1 ay falan diyor oda ayrı bir soru işareti.(komik tarafıda budur.. geneli şöyle düşünüyor hele bi bir ay geçsin niye 1 ay onuda bilmiyorum) 1 ay sonra koskoca bir zaman dilimi tarihin çöplüğüne içi yenmiş muz kabuğu olarak atılır.Üstüne basar basar kıçının üstüne oturursun.Şöyle düşünse anlar ve tebrik ederim ''Ben tanımadan iyice hoşlanmadan bazı şeyleri ertelerim buda zaman alır belki 3 gün belki 3 hafta belki 3 ay ne kadar süreceğini bilmiyorum'' dese alnından öperim.ama yok abi vallahi yok böyle düşünmüyolar.Bütün mesele ağırdan satmak.Ayet indiya o yüzdendir.
      Aslında farklı bir açıdan bu yaptığı davranış yani kendini ağırdan satmak eylemi yanlış değil doğru.Çünkü gerçekten öyle yapmak gerekiyor.Niye? Zeka ortalamasıyla ilgili.Büyük çoğunluğun zeka seviyesi, hayat felsefesi anlayışı algısı bunu yapmayı gerektiriyor.Ama bu hatun o bahsettiğimiz % 20 lik özel dilimin peşinde olduğunu iddia eden biri.Bu hatunun bunlara ihtiyacı olmaması gerekir.Yani istediğin erkek tipine bunlar sökmez.
     Tanışma buluşma sonrası bir kaç gün geçti hatun bana soruyor adam öpüşmekten bahsediyor.Dedim ne yapacaksın? Tabiki tepki koyacağım dedi.Şimdi adamın sığır olduğunu bilmesem direkt dudaklarına yapış derim. Ama adam sığır dedim aynen öyle yap.Çünkü kadınların şöyle bir korkusu var : ''Beni ilk öpmek istediğinde istekli görünürsem hakkımda farklı şeyler düşünür.'' Yani bu düşüncenin açıkçası şudur beni ahlaksız orospu kaşar falan zanneder. Sana o öpüşmeyle kaşar muamelesi yapacak erkeğin peşine düşersen zaten dangalağın tekisin.Adamın çapı az geniş olsa diycem ki istediğin saat ve günde onun koynuna girip çatır çatır seks yapabilirsin.Ama yok...
     Şöyle bir hatun düşünsene?Hatun taktik hamleye ihtiyaç duymuyor .Benim hakkımda düşündüklerin değil benim ne olduğum önemlidir düşüncesini damarlarına büyük bir ustalıkla nakış nakış işlemiş.İnanılmaz özgüven.Bu haliyle aşık edemeyeceği ''kaliteli erkek'' yoktur.Var mı öyle bir hatun? Ben sadece bir tane tanıdım.
      İşin ilginç tarafı hatun hala ısrarla bana o adamın kaliteli olduğunu iddia ediyor.Adamın özel hayatını kevgire döndürdük her hamlesini tahmin edebiliyoruz ortalama bir zeka işte...Amına koyim böyle kalitenin ben.
      Şahsen ben birinden hoşlansam tanışmak istesem ve bir şekilde ''o anı'' yakalayıp telefon isteseydim ve bana ''kendini ağırdan satmak'' isteseydi ve bunu hissetseydim... Bir kaç cool cümle ile sakin sakin beynini siker bu hareketi yaptığına pişman eder direkt tekmeyi koyarım.Böyle abuk bir davranışla beni etkileyeceğini zannedecek zekası olması ve benimde bunu yiyeceğimi düşünecek kadar dar bir çapımın olduğunu düşünmesi yani beni yeterince kavrayamaması hatta kavramak için önce bir fırsat vermek gibi akıllı bir hareketi düşünememesi bile onu tekmelememde yeterli bir nedendir.
      O anlattığım ilişkinin sonucunu da söyliyim.Bu macera yaklaşık 1.5 ay sürdü.Hatun şimdi bana dert yanıyor.Beni anlamıyor.Kas kafalı, çok tuhaf düşünce yapısına sahip.Ön yargılı... Şöyle şöyle böyle böyle düşünceleri var ufku dar zart zurt.Eee niye devam ediyorsun? Ortada emek var ve biraz aşığım bitiremiyorum.Seks yaptınız mı? Yaptık... Yine yaptın yine yaptın.Yine giren sana girdi adama giren çıkan yok.
      Çokta sikimdeydi.Sana 1.5 ay önce adamın ufku dar standardın üstüne çıkmaz, salak olma böyle komik hamlelere tav olan adamları kovalama yine sikilcen yine sikilcen diye az demedik güzelim.Ya böyle standart erkeklerle yaşaman gerektiğini kabul edeceksin yada sıradışı erkek istiyorsan sıradışı olacaksın ve o halindeki zekayı sıradışılığı basitlik zannetmeyen biri bulunca yakasına yapışacaksın.

13 Nisan 2011 Çarşamba

Aklımın Odalarında Çıplak Gezen Kadın

       Bu aralar başıma bi hatun musallat oldu sormayın gitsin.Zaten yeterince cafede barda sokakta caddede sağda solda erotik işkenceye maruz kalırken junior ı zor zaptediyorum birde başıma bu çıktı.
       Hatun 35 yaşında ama 20 lik fiziği var.Asıl bomba şudur o fiziğiyle boyum gibi iki tanede oğlu var.Onlar neresinden çıkmış onuda anlamadım.Ama şunu anladım kalçaları bilinç altıma öyle bir giriş yaptıki onları kasıklarıma değdirmedikçe rahat edemiycem..Öyle bir kadınki çevresinde kendisinden kat kat güzel kadınlar varken bütün erkekler onu süzüyor bu ilk bakışta anlamsız gibi ama inceleyince, kısrak gibi yürüyüşü ben  kadınım diye bağırarak çevreye yayılan elektiriğini farkedince şaşırmıyor insan.Aslında güzel olan tek tarafı fiziği, oturup keyifle sohbet edebileceğim yüksek düzey kültürü yok zeki olduğunuda söyleyemeyiz.Hatta sıkıcı bile... Peki niye yazıyorum burda.Şöyle ki;
      Her hareketimi takip edip her gittiğim yeri kolladığını hissettiğimde tuhaf oluyorum.Ama seni umursamıyorum ayağında.Normal şartlarda anında siktiri basacağım kıl davranışlar ama gel görki aynı ofisteyiz ve dahası o enfes kalçalarını tam önümdeki masadaki sandalyede otururken bi sağdan bi soldan gözümün içine sokması ve bunun her gün tekrarlanması dengemi bozmaya başladı.Birşeyler içmeye davet ettiğimde gelmeyip ertesi gün yüz vermeyince it gibi peşimde dolaşıp telefon falan açması da ayrı bir ayar ediyo beni...
      Soru sormak için arkasını her döndüğünde bildiğin o eski ergenliğimde izlediğim tuttu frutti sahnelerini canlandırıyor.O lolipop gibi kalçalara  sıfır beden vucudu koyup üstüne dişiliğini kullanmayı bilmesi ve bendeki (kadınlardan itina ile gizlediğim) zaafı keşfetm beni iyice çileden çıkarmaya başladı.Yapmak istediği şey malum ve hergün içimden sana nah aşık olurum diyorum ve öylede.Düşündüğüm tek şey arkasına geçip hunharca onu düzeceğim andır.Hatun aklınca benimle kedi fare gibi oynamaya çalışıyor.Tabiki fiilen açık vermiyorum.Ama zihnimdeki erotizm savaşında irademde açılan gedikler öyle büyüdüki birgün ona bişeyler anlatırken dudaklarına yapışmam an meselesi.Zaten hergün benim juniorun ipe sapa gelmez halleriyle zor mücadele ediyorum birde başıma bu çıktı amına koyim.
      Hatunun bir sohbet tarzı var akıllara zarar.Bi beyinden yoksun vajina uğruna rol kesmek benim tarzım değil amına koyim.Oturup sohbet etmeye çalışsam kafamı sikip atması bir yana kendi anlatıp kendi gülmesinemi yanarsın canı sıkılmasın diye anlamadığım şeylere gülüyormuş gibi yapmak zorunda kalmamamı yanarsın karşısına oturduğuma oturacağıma pişman ediyor .Her gün siktiredicem bunu işim olmaz diyorum sürekli taciz ediyor beni.Car car car  banane lan senin izmirdeki arkadaşlarının dangalaklıklarından, banane olum gençliğinde yediğin boklardan medyumunun söylediklerinden,kahve falında çıkandan, otel anılarından, iş maceralarından, apartman yöneticiliğinden, komşunun tuzundan, kapıcının çöpünden, doğalgaz aboneliği için gittiğin adamın hıyarlığından, sikerim lan böyle muhabbeti.250 gram için çekilmiyo şerefsizim.Bana silahım var taşıma ruhsatım yok diyen bi hatunla kahve içiyom lan ben.Amına korum böyle hayatın.Ama her gün beynimin labirentlerinde striptiz yapıyor şıllık.Çık lan hayatımdan ya ver ya çık.Sen bana verdiğinde acısını çıkartırım ben bunların
 çatır çatır belini kütletip ortada bırakıp hadi bi daha bi daha bi daha sik sik diye kudurtmazsam adam değilim amına koyim.
Bende haklıyım oğlum psikolojim bozuldu oh be yazdım şerefsizim.

12 Nisan 2011 Salı

Erkek Adam


      Bu başlığı bilinçli olarak seçtim.Blogumun çok erkeksi olduğundan bahsedildi ona istinaden bi yazı yazma ihtiyacı hissediyorum ama tamda eleştirildiği yerinden süzülen bir başlıkla...
     Bir kaç gün önce blogumla ilgili burdan yazıştığım değerli bir bayan kullanıcıdan eleştiri aldım blog üzerine kısa bir sohbetimiz oldu.Öncelikle belirteyim kendisini kesinlikle blogun ana konusu etmiyorum.Söylediklerini kadın bakış açısı olarak kabul edip bir karşılaştırma yapmak istedim.Blogun çok erkeksi ve sert olduğunu seksi fazla açık dillendirdiğinden bahsediyordu.Sohbet esnasında düştüğü notlar gerçekten önemliydi ve o notlara bir ''erkek'' bakış açısı getirmek istiyorum.
    Blogumda yazdıklarım bana ait düşüncelerin gelişigüzel ama net bir şekilde ifade edilişinden ibarettir.Ayrıca üstüne önemle basmak gerekir ki erkek erkek gibi kadın kadın gibi düşünür ve öyle olmalıdır.Bir erkek kadın gibi düşünmemeli ve kadına benzememelidir.Keza kadında öyle... Örneğin erkekler kadınların detaycı mükemmelci ince düşüncesine ve zerafetine sahip olsaydı kadın olmanın veya erkek olmanın yani birbirinden farklı olmanın ve birbirini tamamlayıcı özelliğin bu ikisi arasında ortaya çıkardığı çeşitli iletişim ve ilişki kombinasyonlarının nimetlerinden gerçekten faydalanamazdık.Eğer bunun aksi ise bütün kadınlar lezbiyen olmalı...
     Şahsen ben erkek gibi düşünen yaşayan bir kadını asla koynuma almam.Bu sözü bir bayan ifade etseydi şöyle olurdu : Kadın gibi düşünen yaşayan bir erkekle asla İLGİLENMEZDİM .(Bu cümle olmadı çünkü kesinliklikle bu cümlede bir eksik yön bulacak bayanlar mutlaka olur merak etmeyin )
     Yukarda yaptığım doğaçlamada önemli nokta şudur ki ; Aslında iki cümlede aynı şeyi ifade ediyor ama kadınların bir şeyin ne olduğu değilde nasıl ifade edildiğiyle ilgilendiğinden ilk ifde tarzı onlar için yanlıştır.Tabi bunun farkında olan ve ikisininde aynı şey olduğunu düşünebilen farklı ve yüksek algı düzeyine sahip kadınlar varmı? var...
 Erkekler bildiğiniz öküzdür öküz kalacaktır.Ve ben de bir öküzüm.Bu gerçek değişmeyecektir.Kadınlarda (bana göre) hep o sıkıcı detaycı ince hesapçı yönleriyle sürekli biz erkekleri sıkmaya devam edecektir.Ama bu özellikler cinslerarası mücadelenin ve çekişmenin kaynağı olarak birbirini aslında çekmeye devam edecektir.
      Yazının girişinde bahsettiğim sohbette şöyle bir not vardı ''blogunda sekssi bu kadar açık ve sert yazman korkuttu beni'' aslında blogum iyi irdelense bu cümleye dair bişeyler yazmışım hemen alıntı yapayım ''Altın Vuruşun Hikayesi'' başlıklı blogda ne yazmışım olduğu gibi aktarıyorum:

''Konu açılmışken bi meseleye değinelim kadınların bu yönü erkeklerden farklı olarak olayın ''ne'' olduğunu değil ''nasıl'' olduğunu dikkate almalarından kaynaklanır.Kadın :''nasıl?'' jeeple, ''nasıl?'' herhangi bir otomobille.Erkek: Nereye?Sevişeceğimiz mekana... Gidilen aracın önemi yoktur önemli olan sextir.Erkekler ne olduğuna yani sonuca bakar ve işin nasıl yapıldığı önemli değildir ama ''Nasıl'' sorusunun şifresini çözebilen ''düzen'' ler bu soruyu cevaplayıp kadını en kısa yoldan yatağa atıp düzmenin sırrına vakıf olmuştur.Yani bir kadın kendisine çok uygun bir eş adayının sırf evlilik teklif şeklinden bile nem kapıp gül gibi penisi kaçırırken ''nasıl'' sorusuna cevap bulabilen bir bamyanın planlayarak iyi bir konseptle sunmuş olduğu yatağa atlar (evliliğin sözü bile yokken) ve sonuç itibarıyla ''düzülmüş'' büzülmüş ve kenara atılmış bir kadın olarak diğerlerinin yanında yerini almıştır.Tabi ki sexin önemini kavramış bu işi gönüllü yapan kadınlara sözümüz yok.''

   Seksi bu kadar sert yazmam niye korkuttu çünkü ''ne'' yazdığımla değil ''nasıl'' yazdığımla ilgileniyor.Halbuki ikimizde seksten bahsediyoruz.Peki ben bunun farkında olduğumu yukardaki paragrafı yazarak ispatladığım halde neden ısrarla sert bir şekilde seksi dillendiriyorum? Bunun cevabını sadece ''bazı kadınlar'' verebilir.Yada bir ipucu vereyim korkutacağını bildiğim halde neden yazıyorum acaba?Aptal mıyım?
      Kafanızda bir sürü itiraz var biliyorum ama ben tembel biriyim şimdi onlarla uğraşamayacağım.

Sohbet esnasında düşülen notlardan bir diğeri ''kadınlar da seksi çok sever ama onlarla bunu açık açık konuşmak çok itici oluyor ve kadını soğutur aynı şekilde fazla romantizm de...''
      Erkeklere getirilen bu eleştirileri yaparken bütün kadınlar hakkındaki bir yanılgıya değinmek istedi. Evet haklı ve bunu bilmeyen yoktur herhalde... Belirlenmiş kalıplaşmış rol modellerden nefret ediyorum.Bu böyle olmalı demek yerine bu benim için böyledir diğerlerinin ne düşündüğü önemli değil diyebilmek adına bir alışveriş merkezinin ortasında yaptığım bilinçli hanzoluklarım vardır.Tabi benim için hanzoluk değil orası ayrı.Diğerlerinin hakkına tecavüz etmeden özgürlüğün tadını çıkarmak gerekir.Nereye gelmek istiyorum? Benim anladığım şudur ki:Toplumsal normlar sayesinde kadınlar seksi sevmiyormuş gibi yapıyor.Seks konuşulduğunda kendileri hakkında ''ahlaksız,terbiyesiz hatta orospu'' ve benzeri düşüncelerin ortaya çıkacağını zannederler.Ki zaman zaman öyle olduğuda olur.Ne yapmalı? Tabiki kadın zerafetini bozmamalı seksi her yerde konuşmamalıdır ama...Bu demek değildir ki hiç konuşmasın. Kocasıyla bile cinselliği konuşmayan kadınlar hatta sırf bu yüzden (cinsel sorunlar yüzünden) yuvası bozulanlar ve sonrada karşılaştığı ilk erkekle gayette güzel cinsellik konuşup yaşayan kadınlara ne demeli? İtiraz ediyorum arkadaş...Yani demem odur ki sikerim ben böyle aşkın ızdırabını.Bak dayanamadım sövdüm.Ne dedik? ''Erkek erkek gibi olmalıdır''.Şimdi bu küfrü etmeyebilirdim küfür etmenin nezakete aykırı olduğu söylenebilir.Bunu bildiğim halde ediyorum çünkü ben zaman zaman küfür ederim ve hal böyle iken etmeyen biriymiş gibi davranmak yavşaklığın ibneliğin önde gidenidir.Biz buna literatürde ''delikanlılık'' diyoruz.Bazıları patavatsızlık diyor.İşte ben o bazılarının amına koyim.Tabi ki tutup örneğin ciddi bir iş toplantısının ortasında küfür edecek değiliz ama gerekirse oda oluyor:)
     Bunların asıl nedeni bizim memleketimizde insanlara çok fazla sirayet etmiş ikiyüzlülüktür.Öyle değilmiş gibi gözükmek.Net olamamak, ''diğerleri ne düşünür'' duygusunun ağır baskısı altında kalmak... Yaşamak istediğinin aksini sırf çevre adına yaşamak.Erdemli bir davranışı toplum için değil kendin istediğin için sergileyeceksin.Aksi halde ikiyüzlülüğün ağır külfeti altında kıvranır durursun.Bu bir araştırma konusudur bir paragrafta anlatılmaz ama en azından fikir olsun.
       Yazı çok uzadı sıkıldım bir sürü detay var detayları siz düşünün.Sohbette dikkatimi çeken son bir nota değineyim:

    ''burda mesela çok hoşuma giden tipler var..ama öyle bir girşleri varki olaya bir anda bütün o karizma çekicilik sıfırlanıyor.. ''  
      Yukarda bahsettiğimiz ''nasıl'' sorusuna cevap veremeyen erkeklerden bahsediyor.Kadınların en temel özelliği ''zerafet'' tir.Herşeyde bir zerafet incelik ararlar çevrelerini hep ona göre düzenleyip güzelleştirmek isterler.Erkeklerde ise zerafet olmadığından zerafeti yakalamak için uğraştıktan sonra sahip oldukları şey zerafet değil ''nezaket'' tir.Bir erkekten zerafeti her an beklemeyin.Olmaz olamaz.Fıtratına ters.Bir tavukla horozu bile karşılaştırsanız tavuk daha zarif görüntüye sahiptir.Bir erkek kediye bakın yan yan yürür, dişi kedi daha zariftir.
      Bunun farkında olan erkekler bir kadını elde etmek için nezaketi elden bırakmazlar.Buna uyuz oluyorum .Sürekli nazik olmak zorunda kalmak boktan bir duygu.Tabi birde şu var sürekli karizma budalalığı yapıp her an cool takılmaya çalışan bunuda beceren dangalakların profesyonelce kestiği bu rolu yiyip karizmatik zanneden hatunlarıda hatırlamakta fayda var.Kadınların ''olaya öyle bir girişleri varki'' diye sitem etmesi haklıdır tamam ama.. Yanlış olan şudur adamın ilk hareketinden niye rahatsız oluyorsun ki? Bir hareket mi anlatıyor o adama dair herşeyi? Şans ver emek ver azıcık zaman harca.Bir söz bir hareketle edindiğin kocaman önyargı belki hayatında tanıyacağın nadir birini kaçırmana neden olur.Herşey mükemmel olmak zorunda değildir.Mükemmel diye birşey yoktur zaten.Farzedin ki çok karizmatik zannedip tanıdığınız ve ilk olaya girişleride gayet yerinde ve şık olan erkekle tanıştınız.Onu iyice tanıyınca diğerlerinden hiç bir farkı olmadığını keşfetmeniz fazla zaman almaz.İşte bunun farkında olan ve bazı şeyleri görmezden gelen ''akıllı'' kadınlar her zaman mutlu ilişkilere sahip olur.
      Erkekten kadın zerafeti beklemeyin.Farklı yaşam tarzlarını karşılaştırabilirsiniz. Dağda yaşamış bir adamla amerika da eğitim almış bir adamı karşılaştırırsan tabiki dağdakini kaba zannedersin. Halbuki dağdaki adamda kimbilir nasıl bir altın kalp vardır. Zaten ikinciside mutlaka birilerine göre kabadır.
      Aslında bunları diğer başlıklar altında önemli küçük notlarla anlattım çok dikkatli okunursa aynı şeyleri yazıyorum.Ama açmak icap etti. Sonuç olarak uzatmadan tekrar edelim : Erkek erkek gibi olmalı kadın kadın gibi olmalıdır. Bu gerçeği değiştirmeye çalışmak yerine anlayıp tadını çıkaracak ''farkındalıklar'' geliştirmek lazım.